13 Ağustos 2011 Cumartesi

Doğru İnsan Yoktur

Çevremde kime baksam bir yakarış,bir isyan memnuniyetsizlik var aşktan şikayet etme,acı çektiğini dile getirme söz konusu evet çoğumuz da acı çekiyor ben de acı çekiyorum belki tabikide bunu kimse bilemez çünkü bu konuda herkes gibi olmadım hiç bir zaman belli etmedim duygularımı hep gizli tuttum bazen en yakınlarımdan bile...
Bazılarınız doğru insanı bulamadığınız için kendinizi avutuyorsunuz bazılarınız ise bulupta kaybettiğinizi;oysaki doğru insan diye bir şey yoktur.İnsanlar değişkendir bir insanı yalnızca size kendini tanıttığı kadar tanırsınız.Bu yüzden bu fikirleri savunuyorum.Şöyle bir kendi hayatınızı düşünün bundan 5 yıl önceki halinizle şuan ki haliniz arasında ne kadar fark var fikirleriniz en başta olmak üzere dış görünümünüz bile değişti belki de sizi uzun süre görmeyen arkadaşlarınız yoldan geçerken tanıyamıyor.Hani uzun süren ilişkilerin çoğunda iki taraftan biri "seni artık tanıyamıyorum" der ve bu şu anlama gelir insan sabit değildir yaşadıklarıyla doğru orantılı değişir.Önemli olansa bu değişime ayak uydurabilmektir iki taraf içinde ve zamana katlanabilmek.Bence zamanla değişim aynı kökten meydana gelmiştir bazıları yeniliklere açıktır bazısı için değildir.Karşınızdaki kişi gün geçtikçe değişiyorken siz aynı yerinizde kalmaya ısrar edersiniz ve en nihayetinde kalırsınız da ve sonunda biter o kişi zaten ileriye gider siz uzun bir süre daha aynı yerde kalırsınız kendinize geldiğinizde aslında ne kadarda değiştiğinizi farkedersiniz.Bazı sabahlar kalbiniz ağrıyarak uyanırsınız rüyalarınızda görürsünüz zamanla oda gider kendisi gibi hayalleri de gider buda zihnin kendini yenileme isteğinden kaynaklanır.Şöyle bir düşünün şuana kadar hiç unutamam dediğiniz kimleri unuttunuz yalnızca şunu diyebiliyorsanız gerçekten aşkı tam anlamıyla yaşadığınızı düşünün ben onu unutabilirim fakat unutmak istemiyorum öylece silinmesini istemiyorum sadece bu ve belki şuan ki haliyle onunla anlaşamadım ama o değişecek ve ben o değiştiğinde onu yine kabul edebileceğim çünkü onu seviyorum güçsüz olduğum veya unutamayacağım için değil tamamen istemediğimden diyebileceksiniz ve o kişi de bunu hissettiği an zaten her an vazgeçebilme potansiyelinize karşı korkacak.Aşk öyle herşeyin mükemmel gitmesi değildir gerçekten değildir.Korku da olmalı elbette.Ha şimdi diyeceksiniz ki sen ne yaşadın ki bu kadar kesin konuşabiliyorsun herkesin kendince yaşadığı şeyler elbette vardır bildiğiniz üzere ben kesin konuşmuyorum dostlarım ben sadece aşkın yalnızca kalple hissedilmediğini ve biraz realist olmanız gerektiğini düşünüyorum belki de bende hiç bir şey bilmiyorum bir avuç dolusu zırvalıktan bahsediyorum.
Neye inanmak isterseniz inanın bu tamamen sizin hayatınız fakat şuana kadar bildiğiniz gibi davrandınız ve bir yerde hep bocaladınız bende çok bocaladım ama bir düşünün bir insanla 1 sene öncesi ve sonrası olmak üzere 2'ye ayrılan bir hayatınız olduğunu ve 1 sene önce sürekli kavga edip hiç anlaşamadığınızı ve 1 sene sonra aslında ne kadar da mükemmel anlaştığınızı fark ederseniz siz de benim gibi düşünürsünüz.Size geri dönmek isteyen sevgililerinizi bir düşünün belki de zamanında ne kadar aşıktınız ona ama artık hiç bir önemi yok size dönmesinin Neden ? Çünkü beklemediniz doğru zamanda karşılaşmadınız zaman onu değiştirdikçe o sizden uzaklaştı ve tamamen bittiğinde artık sizde değişmeniz gerektiğine inandınız değiştiniz şimdiyse siz ondan bir adım öndesiniz.Bazı insanlar gerçekten değişmez dersiniz ama değişir herkes değişir kimisi isteyerek değişir kimisi de istemeden olayların sayesinde değişir.O yüzden kimseye yargılarla yaklaşmanoza gerek yok.Zamanında onca kızı ağlatmış kimseyi sevmemiş yada erkeği sevmemiş bir kız/erkek sizin hayatınız olabilir yeter ki şansınız varsa doğru zamanda karşılarsınız eğer şansınız yoksa sabrınız olmak zorunda doğru zamanı beklemek konusunda

Bunu gece yazıyorum ve aklıma gelen herşeyi yazıyorum umarım fikirlerim değiştiğinde bunu okudugumda çok fazla kahkaha atmam okuyan herkesi öperim

28 Temmuz 2011 Perşembe

İnternet bağımlılığı


Sıcakların gelmesi nedeniyle hiç birimiz dışarı çıkmak istemiyoruz tabikide,öğle vakti dışarı çıkmak zaten imkansız.Aslen Adanalı olmama rağmen şuan Kayseri'de yaşıyorum ve ben bile İç Anadolu'nun göbeğinde olmama rağmen dayanılmaz hal aldı benim için de...
Geceleri serin olduğu için o saatlerde uyanık kalıp sabahları sürekli uyuyorum artık hiç bir arkadaşımla bile görüşemez hale geldim uyumak derken yatağımda uyumuyorum elbette bilgisayarın başından kalkamıyorum yemeği bile mutfakta yemiyorum artık sosyal hayatım diye bir şey kalmadı.Yani sürekli bir yerlere çağırıyorlar bazen gidiyorum ama yaptıklarımdan zevk alamaz hale geldim. Sürekli yeni bir arayıştayım bu boşlukta olduğumun göstergesiymiş ne boşluğu boşlukta olmasam da sıkılıyorum olsamda sıkılıyorum genel bir hoşnutsuzluk edindim huya dönüşmesinden korkuyorum.İnsanların aptal ağızları susmak bilmezken aklımdan geçenleri bir türlü susturamıyorum aha kesin yalan söyledi abartıyo salak o ne bilir tarzı genel bir önyargım oluştu.Yalnız bu konuda kendimde kesinlikle suç aramıyorum insanlar kendileri bu hale getirdiler beni bir konuda "bilmiyorum" veya "yanılıyor olabilirim" demeyen insanla konuşmak istemiyorum.Herkes herşeyi bilmek zorunda değil ki kardeşim belki benim böyle düşünmem bile yanlış ama en azından ben buna inanıyorum yanılıyor olabilirim diyorum.Zaten en ufak bir konuyu din,ülkücülük,şehitler,Atatürk'e bağlayan insanlardan tiksiniyorum ciddi anlamda çevrenizdeki insanlar çoğusu hiç bir şey bilmiyor sadece babası,abisi artık kim varsa büyük olarak onun ağzından konuşuyor.Zaten kimse de kimseyi insan olduğu için sevmiyor en dincisi bile Allah'a inanmayan bir insanı sevmez ve kendileriyle çelişirşer ve bende bu yüzden kimseyle konuşmak istemiyorum onların at gözlüğü takmış kafalarının içinden geçen şeyleri bilmek istemiyorum ben kendi doğrumu bulmak istiyorum sadece çoğusunun yanında kendi fikrimi açıkça söyleyemiyorum bile. Bende interneti kendime bir kaçış olarak gördüm herhalde başından ayrılmıyorum ve bir bağımlı oldum evimizde bir tane masaüstü bilgisayarımız varken gittim yeni notebook aldım telefonumdan zaten internete giriliyor ona rağmen gittiğim bir mekanda sevmediğim bir insan konuşmaya başlasa ya da konuşulan konu hoşuma gitmese telefona sarılırım benim gibi bir çok insan var biliyorum hikayeniz her ne kadar benim ki gibi olmasa da herkesin kendine göre hikayesi vardır.
Son olarak dediğim gibi insanlarla genel bir sorunum var onları sevmiyorum onların aptal gülümsemelerinin ardından söylediklerini hissediyorum ve bu durum beni çok rahatsız ediyor bazen keşke bilmesem diyorum ve bende bu aptal alete ve filmlere bağladım kendimi bu sayede azda olsa rahatlıyorum fakat kesinlikle kronik bir mutsuz oldum her zaman bilgisayar başında olduğum için ne saçımı yapıyorum ne makyaj nede kendime bakıyorum,yeterince umursamazken daha da beter hale geldim bu durum beni bile rahatsız eder hala geldi.Bilmiyorum işte insanları sevmiyorum bu narsist karakterimden mi kaynaklanıyor bilmiyorum ama sonumu hiç iyi görmüyorum en iyisi yol yakınken dönmek diyorum diyelim anneme yardım ediyorum bir bakıyorum yine bilgisayarın başındayım şuanda olduğu gibi ...

26 Temmuz 2011 Salı

Hiç bir zaman günlük yazamadım

Bu yazıyı yazıyor olmakta ki amacım tamamen içimi dökmek açıkçası ne yazacağımıda bilmiyorum ilk defa yazdığım şeyleri birilerinin okuyacak olması beni garip hissettiriyor,çünkü küçüklükten beri ben ne kadar yazmak istesem de buna fırsat bulamadım önümde her şeyle dalga geçen 2 abim olduğu için günlüklerimi ya da yazılarımı yastığımın altına saklamak zorunda kaldım ama her seferinde de bulup bir şeylerle alay etmeyi başardılar.Bende böylece yazmaktan biraz soğumuş oldum belkide iyi bir şey yaptılar gerçekten de yeteneğim yoktu ama yine de yazmak bana her zaman huzur vermiştir.Küçükken bazen dualarımı da bir kağıda yazıp havaya atardım böyle isterdim fakat o kağıt aşağı düşünce kim buldu kim okudu kim dalga geçti en ufak bir fikrimde yok.Açıkçası abimgile sitem etmiyorum kesinlikle çünkü benim insanları umursamamayı bu kadar başarıyor olmamdaki tek unsur onlar oldu.İnsanlar güldükçe benimle dalga geçtikçe daha da hırslandım böylece yapacağım dediğim şeyi mutlaka bir şekilde yaparım en azından sınırları zorlarım ve sonunda elimden gelen bir şey yok diyebilirim.Bu yüzden 'kaderci' insanlardan da hiç haz etmem işimize ne gelmese hemen Allah hemen kader hoopp oh ne güzel ya her şeyin kolayını bulmuşuz insanoğlu cidden çok komik acizliğine uydurduğu kılıflar sayesinde almış başını yürümüş ha belki diyeceksiniz "sen nesin lan" sanki diye ama ben en yalnız kaldığım zamanlar neden böyle oldu ben ne yaptım yapmasaydım ne olurdu diye kafayı yemeye yakın olduğum çok zaman oldu ama en azından kendimi daha iyi tanıdım aynı hataları bir daha yapmamaya çalıştım ve insan kendinde aramalı her zaman hatayı diye düşünüyorum şimdilik bu kadar çünkü aklımda o kadar çok konu ve düşünce var ki hangisinden bahsedeceğimi şaşırdım ama devam edeceğim yazmaya sonuna kadar okuyan olursa onları öperim gerisi umrumda değil :D:D